CHP’ye ve İmamoğlu’na bir soğuk duş da ABD’den
Dünyanın bir dizi varoluşsal krizle boğuştuğu ve koordineli çözümler geliştirmesi gereken bir dönemde Türkiye'deki muhalefet ne kadar arkaik olduğunu ve çağın gerisinde kaldığını bir kez daha kanıtladı. Hem dünyayı yanlış algılamanın hem de Türkiye'yi jakoben kodlarla okumanın trajikomik ergen tavırlarıyla hareket ediyorlar.
Güvendikleri bütün dağlara kar yağıyor. Ama farkında değiller. Küresel sistemdeki değişimi algılayamıyorlar. Sadece bütün gözlerin çevrildiği yeni Türkiye için değil eski efendileri olan Batı için de artık bir ayak bağı konumundalar. Miatları doldu, raf ömürleri tükendi.
Sadece CHP için değil siyonist medyanın "İsrail'in umudu" diye lanse ettiği eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu gibi Pax Americana sisteminin bütün kurşun askerleri de ıskartaya çıkarılıyor. Bu yeni jeopolitik ortamda ABD, deniz aşırı ülkelerdeki "kullanışlı aptallara" yönelik kurduğu geleneksel emperyalist destek programları ve kurumlarını tasfiye ediyor.
Değişen küresel manzaranın ilk siyasi ve sosyo-kültürel kurbanları da hâliyle Türkiye'nin dünyadaki jeopolitik kutuplardan biri hâline geldiğini kavrayamayan FETÖ, PKK,
CHP ve İmamoğlu gibi oluşum, örgüt, parti ve aktörler oluyor.
***
Küresel statükonun ülkemizdeki vesayet halkaları bu değişimi okuyamamanın bedelini kaos siyasetiyle bütün ülkeye mal etmeye çalışıyor. Fakat beyhude çaba içindeler. Köklü değişim dalgalarının oluşturduğu genel akıntıyı göremiyorlar. Bu yüzden ya akıntıya kapılıp gidiyorlar ya da akıntıya karşı kürek çekiyorlar.
Kuşku yok ki İmamoğlu'nun rüşvet ve yolsuzluktan tutuklanması ve hakkındaki terör soruşturmasının ise devam etmesi, CHP'nin geleceğini de derinden etkileyecek. Zira bundan sonra CHP tek başına. Avrupa ve ABD'nin eskiden muhalefeti desteklediği jeopolitik iklim artık yok.
Erdoğan karşıtı Batılı güçlerin şimdiye kadar yoğun destek verdiği muhalefet bundan sonra yalnız. Çünkü "Erdoğan'sız Türkiye" projesinin en büyük mimarı olan Joe Biden yönetimi tarihe karıştı. Yerine gelen Donald Trump ise Amerikan müesses nizamını köklü bir şekilde dönüştürüyor ve Türkiye'nin içişleriyle fazla ilgilenmeyen bir görüntü sergiliyor. Sergilemek zorunda.
***
Mart ayı başında USAID'in yabancı ülkelerdeki siyasi muhalefeti destekleme politikasına son veren ve 14 Mart'ta da Voice of America'nın sesini kısan Trump, şubat ayında da ABD'nin Latin Amerika'daki emperyalist müdahale kurumu olan Inter-American Foundation'ı fesheden kararnameyi imzalamıştı.
Sadece Latin Amerika değil Avrupa, Asya, Pasifik ve Ortadoğu'daki ülkeleri hedef almak için kurulmuş çeşitli vakıf ve kurumları da birer birer feshediyor. Bunlardan biri de Afrika Kalkınma Vakfı. Trump'ın bir sonraki hedefinin AFRICOM olması bekleniyor.
Trump'ın kararları Barış Gönüllüleri, ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı, ABD Barış Enstitüsü (USIP), ABD Küresel Medya Ajansı (USAGM), Woodrow Wilson Uluslararası Akademisyenler Merkezi ve ABD'nin dünya çapındaki siyasi tutuklulara desteği gibi küresel girişimleri de kapsıyor.
Hâliyle NATO'yu bile gözden çıkaran ABD'nin emperyalist propaganda mekanizmalarını ve kullanışlı aptallarını teker teker tasfiye etmesi sürpriz sayılmamalı.
ABD'nin dünyaya bakışındaki bu köklü değişim en çok da CHP gibi Batı'ya bağlı ve bağımlı vesayetçi oluşumları darbeleyecek. Dolayısıyla tek kutuplu dönemin sona ermesi paradoksal görünse de küresel ilişkilerin daha fazla ulusallaştığı bir safhayı simgeliyor. Ne var ki ABD bir şekilde yeni rotasını bulacaktır. Olan, ABD'ye güvenip yola çıkan Zelenskilere, FETÖ, PKK, CHP ve İsrail'in umudu konumundaki "Guaido Ekrem" gibilere olacaktır.