Kadir Gecesi

Kadir Gecesinin ramazan ayının hangi gecesinde olduğu bilinmemektedir. Zira ne Kur’an’ı Kerîm’de ne de hadis-i şeriflerde böyle kesin bir bilgi yoktur. Her ne kadar kadir gecesinin ramazanın yirmi beşinci, yirmi yedinci gecesi ya da son on günü içinde ara

Yusuf Dursun-Ufkumuzhaber

ِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

إِنَّا أَنزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةِ الْقَدْرِ ﴿١﴾ وَمَا أَدْرَاكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِ ﴿٢﴾ لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِّنْ أَلْفِ شَهْرٍ ﴿٣﴾ تَنَزَّلُ الْمَلَائِكَةُ وَالرُّوحُ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِم مِّن كُلِّ أَمْرٍ ﴿٤﴾ سَلَامٌ هِيَ حَتَّى مَطْلَعِ الْفَجْرِ 

     

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

1. Şüphesiz, biz onu (Kur'an'ı) Kadir Gecesinde indirdik.

2. Kadir Gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin!

3. Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır.

4. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için  inerler.

5. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.

      Ramazan ayı içerisinde gizlenmiş olan Kadir Gecesinin bin aydan daha hayırlı olduğu ayetin açık ifadesiyle anlaşılmaktadır. Kur’an’ı Kerîm’in bu gecede  inmeye başladığı, Cebrail ve meleklerin bu gecede sabaha(fecr) kadar Rablerinin kendilerine buyurduğu iş ve amaç için yer yüzüne indikleri ifade edilir.

      Kadir Gecesinin ramazan ayının hangi gecesinde olduğu bilinmemektedir. Zira ne Kur’an’ı Kerîm’de ne de hadis-i şeriflerde böyle kesin bir bilgi yoktur. Her ne kadar kadir gecesinin ramazanın yirmi beşinci, yirmi yedinci gecesi ya da son on günü içinde arayın seklinde rivayetler varsa da bu kesin bir bilgi değildir. Bu durumdan da anlaşılacağı gibi Kadir Gecesi ramazan ayı içerisinde gizlenmiş özel bir gecedir. Bunun böyle olması da muhtemelen Müslümanlar ramazanın her gecesini Kadir Gecesiymiş gibi algılasın coşkusunu ve heyecanını yaşasın diyedir. Elimizdeki kaynak bilgiler bu olmakla beraber yaşadığımız coğrafyada Diyanet İşleri Başkanlığı bir yıl önceden hazırladığı takvimlerde Kadir Gecesine ilişkin Ramazanın şu gecesi Kadir Gecesidir şeklinde tarih vererek bir belirleme yapmaktadır.  Bu geleneğin Osmanlı döneminden tevarüs etmiş bir gelenek olduğu tarih kayıtlarında mevcuttur. Nitekim Osmanlı devletinde II. Abdülhamit döneminde Kadir Gecesi, İstanbul'daki camilerin minareleri, mübarek kandilleri konu edinen ve öneminden bahseden ayetlerle süslenirdi. II. Mahmut döneminde yapılmaya başlanılan bir gelenek olarak da ev, dükkan ve yollara ışıklı fenerler asılır ve ayrıca beş pare top atılırdı. Bu geleneğin doğruluğunu ya da yanlışlığını tartışmayacağız ancak Kur’an’ın ve hadis-i şeriflerin Kadir Gecesinin ramazanın hangi gecesinde olduğuna ya da olacağına ilişkin net bir tarih vermemelerinde apaçık bir hikmet olduğuna ilişkin şüphe yoktur.

      Kadir Suresinde altı çizili “xeyrûn min elfi şehr” (bin aydan daha hayırlı)  ifadesi yer almaktadır. Bu geceyi mümtaz bir makama yükselten şeyin Kur’an’ın bu gecede inmeye başlamış olmasıdır. Nitekim melekler ve Ruh(Cebrail) bu gece Fecr’e kadar Rablerenin takdir ettiği her bir iş için inerler.  Fecr’e kadar bu coşku ve heyecan devam eder.

      Fecr ifadesi özelde seçilmiş bir kavramdır. Zira Fecr zifiri karanlığı yarıp aydınlığa çıkılan andır. Karanlığın en koyu olduğu bir zamanda ortaya çıkar. İnsanlığın umudunu yitirdiği,  ceberut yönetimlerin insanlığın onurunu ve özgürlüğünü gasp ettiği, güçlü olanın güçsüz olanların emeğini sömürerek saltanat sürdürdükleri, insanlığın kadim ve müstakim olan çizgiden kopup nesnelere tapmayı din haline getirdiği böylesi kapkaranlık bir dönemde nazil olması وَقُرْاٰنَ الْفَجْرِۜ Kur’an ve Fecr ifadelerinin bir arada geçtiği İsra suresi 78. ayetini hatırlatır. Ayet bu zaman diliminin şahitli olduğunu ifade eder. Tıpkı Kadir Gecesinde meleklerin şahitliğinde dünyanın zifiri karanlığa boğulmuş ufkunu aydınlatan ilahi kelam olan Kur’an’ın inmesi gibi.

      Kur’an’ın inmesi, emîn (güvenilir) ve üstün ahlaka sahip bir zatın aracılığı ile insanlığa ulaştırılıyor olması insanlığın umutlarının yeşermesine vesile olmuştur. Nitekim Kur’an’ın kutsal çağrısına öncelikli olarak mağdur, mazlum, zalimlerin zorbalıkları altında ezilen kesim kulak vermiş ve bu kutsal çağrı etrafında öbeklenmeye başlamışlardır. Meleklerin ve Cebrail’in o gece inmesi insanlığa güç vermek onları motive etmek, arkalarında ilahi bir destek olduğu hissini güçlendirmek olarak anlıyoruz. Allah bunun bir başka örneğini Bedir’de yeniden Rasûlüne ve iman eden kutlu Mümin topluluğa göstermiş onları motive etmiştir. Ayakları hak üzere sabit azimli, cesur, sabırlı bir topluluğa (ümmete) yardımını esirgemeyeceğini göstermiştir.

      Kadir Gecesini bir kutlama gecesi olduğu algısından kurtulup gerçek amacına ve hikmetine odaklanmak, bu bilinci yeniden diriltmek, Kadir Gecesine olan hürmet ve saygımızı anlamlı kılacaktır.      

MAKALELER Haberleri

Kürd Ulusal Mücadele Tarihinde İki Önemli Örgütlenme Kürdistan Teali Cemiyeti ve DDKO
Bayram Sevinci ve Ramazan Bayramı
‘Topuz’un gölgelediği ‘nur’
Esed sonrası Suriye: Son 100 güne bir bakış
Ben Sevdalı Sen Belalı