1. YAZARLAR

  2. Mustafa Çağrıcı

  3. Takvâ sahibi Müslüman cesur ve kararlıdır
Mustafa Çağrıcı

Mustafa Çağrıcı

Takvâ sahibi Müslüman cesur ve kararlıdır

A+A-

Allah’a ve O’nun koyduğu yasalara saygının Kur’an’daki en kuşatıcı kavramı takvâdır. Takvâ sahibi Müslüman sabırlı, metanetli, cesur ve kararlıdır. Çünkü Kur’an “Ey müminler, hep birlikte sabırlı ve kararlı olun; birbirinize sımsıkı kenetlenin ve Allah’a saygılı olun (‘takvâ’dan ittekū) ki kurtuluşa eresiniz” buyurur. Takvâ sahibi insanların Kur’an’da belirtilen önemli bir özelliği de ahde vefa göstermeleri, sözlerinde durmaları, güvenilir olmalarıdır.

screenshot-2.jpg

Allah’a ve O’nun koyduğu yasalara saygının Kur’an’daki en kuşatıcı kavramı takvâdır. Kur’an’da takvâ kavramı her zaman dinî ve ahlâkî konular bağlamında kullanılır. Kavram bu içeriği Kur’an’da kazanmıştır.
Kur’an’ın nüzûl süreci boyunca, Müslüman kalplerde dinî ve ahlâkî şuurun sürekli geliştiği görülür. Buna paralel olarak takvâ kavramının içeriği de ‘cehennem tehlikesine karşı iman ve ibadetleri siper edinerek kendini koruma’ şeklindeki ilk İslâmî anlamından ‘Allah ile kulları arasında gelişen saygı, sevgi ve dostluk’ anlamına doğru bir ahlâkî dönüşüm geçirmiştir. Buna göre takvalı kalplerde “Rab abdin, abd de Rabbin dostudur” (Râzî, Mefâtîu’l-Ğayb, XXI, 76). “Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler” (Mâide 5/54).
Medine döneminin sonlarına doğru gelen Âl-i İmrân suresinde (3/134-135) ‘takvâ sahipleri’nin bazı nitelikleri şöyle sıralanır:

“O takvâ sahipleri bollukta da darlıkta da Allah yolunda harcarlar, öfkelerini yenerler, insanları affederler… Ve (kötü olduğunu) bile bile yaptıklarında ısrar etmezler.”

Burada sıralanan tüm niteliklerin ahlak alanına girdiği dikkati çekmektedir.

Daha geniş olarak Kur’an’a göre takvâ sahiplerinin başlıca niteliklerini şöyle sıralayabiliriz:

1- Takvâ sahibi birey ve toplumun fiillerinde riya ve gösteriş olmaz. Müslüman, bütün iyi ve erdemli söz ve eylemlerinde en başta Allah’ı razı kendisinden etmeyi düşünür. Çünkü Kur’an’da yüce Allah “Öncelikle bana saygılı olun” buyurur (Bakara 2/41).
2- Müttakî (takva sahibi) Müslüman çıkar peşinde koşmaz; fiillerini ve ahlâkını menfaat beklentilerine göre değiştirmez; inancında, düşünce ve eylemlerinde Allah’ın iradesine uyar. Haktan sapmış olan hiçbir kişi veya zümreye boyun eğmez (Ahzâb 33/1). Allah’ın çağrısına icabet ederek takvâlı ve dürüst insanlarla beraber olur (Tevbe 9/119).
3- Takvâ sahibi Müslüman sosyal barışçıdır; bencillikten kaynaklanan her türlü fitne ve fesadın, kavga ve çatışmaların karşısındadır (Sâd 38/28). Çünkü Kur’an müminlerin yalnızca kardeş olduklarını belirtir ve onları kardeşlerinin arasını bulup barıştırmaya çağırır (Hucurât 49/9-10).
4- Takvâ sahibi Müslüman sabırlı, metanetli, cesur ve kararlıdır. Çünkü Kur’an “Ey müminler, hep birlikte sabırlı ve kararlı olun; birbirinize sımsıkı kenetlenin ve Allah’a saygılı olun (‘takvâ’dan ittekü) ki kurtuluşa eresiniz” buyurur (Âli İmrân 3/200).
5- Takvâ sahibi insanların Kur’an’da belirtilen önemli bir özelliği de ahde vefa göstermeleri, sözlerinde durmaları, güvenilir olmalarıdır. Bakara suresinin 283. ayetinde emanete riayet, şahitliği hakkıyla yapma ve takvâ birlikte zikredilir.
6- Ve’l-leyl suresinde iyi model olarak gösterilen takvâ sahibinin bazı nitelikleri cömertlik, daima ‘en güzel’ olanı, yani İslâm’ın temel doğrularını onaylayıp en güzelden yana olma diye ifade edilir. Kötü modelin bazı nitelikleri de cimrilik, açgözlülük, kendini Allah karşısında müstağni (ihtiyaçsız) görüp kibirlenmek, ‘en güzel’ olanı yalanlamaya kalkışmak şeklinde sıralanır.
7- Takvâ kavramının geçtiği ayetlerde, inanıp iyi ve yararlı işler yapma, adaleti ayakta tutma, iffetli, hayalı ve alçak gönüllü olma gibi pek çok erdemler sıralanır. Kuşkusuz, bu erdemler de tüketici değildir.

Son olarak, tarihsel bağlamda dönemin müşrik Arapları ile müminler topluluğu örneği üzerinden iki karşıt inanç ve ahlak grubu arasında karşılaştırma yapan bir ayeti sunalım:

“İnkâra sapıp inananlarla alay edenler dünya hayatının çekiliğine kapıldılar. Ama Allah’a saygısızlıktan sakınanlar (‘takva’ ile aynı kökten ‘ittekav’), kıyamet gününde onlardan üstün olacaklar. Allah dilediğine hesapsız nimet verir.” (Bakara 2/212)

Önceki ve Sonraki Yazılar